hekim haklari derneği
hekimhaklari facebook
hekimhaklari facebook
HEKİM MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI HEKİMLERE TAM KORUMA SAĞLIYOR MU ?
HEKİM MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI HEKİMLERE TAM KORUMA SAĞLIYOR MU ?



HEKİM MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI

HEKİMLERE TAM KORUMA SAĞLIYOR MU?

 

      Hekim mesleki sorumluluk sigortası (Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası), 2009 yılında zorunlu hale getirilmiştir. Kapsam olarak tıbbi malpraktis vakalarında tazminat ödenmesi gündeme gelmesi halinde belirli limitler ve genel şartlarda belirtilen hususlarda güvence sağlamaktadır.  Poliçe, ceza davalarından kaynaklanan giderleri, avukatlık ücretlerini ve adli para cezaları ile idare tarafından kesilen idari para cezalarını kapsamamaktadır.  Tazminat davaları açısından poliçe; asıl alacak (maddi-manevi tazminat), faiz, yargılama giderleri, avukatlık ücretlerini teminat limitlerine göre teminat sağlamaktadır. Ancak poliçenin beklenen faydayı sağlaması için hekime de bazı yükümlülükler düşmektedir. Bunlarda bir aksaklık olduğunda ya poliçe koruması dışına çıkılmakta yada ödenmesi gereken tutardan bir kısmı hekime sigorta şirketi tarafından rücu edilebilecektir. Bu kapsamda dikkat edilmesi gerekenleri aşağıya maddeler halinde özetledik:

-Poliçenin takip sorumluluğu aksatılmamalıdır.  Özel sağlık hizmeti sunucularında sigorta yaptırmak her ne kadar özel kuruma yüklenmişse de aksaklıklar hekime yansıyacağından takip sorumluluğu bulunduğu bilinmelidir.

-Birden fazla iş yerinde çalışılıyor ise tamamı sigorta şirketine bildirilerek sürprim ödenmelidir. Sigortaya bildirilen yerin dışında yapılan tıbbi işlemden dolayı tazminat talebi yöneltildiğinde sigortacı, tazminatın % 35’unu hekime rücu hakkı vardır.

-Poliçeler mutlaka birbirini tam takip etmelidir. Bittiği gün yenisi başlamalıdır. Örneğin ayın 6’ sında öğlen 12:00’ de poliçe vadesi doluyorsa diğer poliçe başlangıcı da ayın 6’ sı öğlen 12.00’ de olmalıdır. İki poliçe arasında 30 günden fazla fark olması durumunda 30 günü aşan kısımda yapılan tıbbi işlemleri hiçbir poliçe korumamaktadır. İki poliçe arasında 1 gün boşluk dönemi olması halinde ve o bir günde tazminat talebi ile karşılaşılması halinde yani boş dönemde riziko gerçekleşir ise hiçbir poliçe korumayacaktır.

-Riziko, tazminat talebinin hekime veya doğrudan sigorta şirketine iletilmesi ile gerçekleşir. Tazminat talebi ulaştığı anda geçerli bir poliçe olmalıdır. Talebin öğrenilme tarihindeki poliçe tazminat sorumluluğunu üstlenir. Tıbbi işlemin yapıldığı tarihteki poliçe sorumlu değildir. Sigorta şirketine ihbar, tazminat talebinin geldiği anda geçerli olan poliçenin sigorta şirketine yapılmalıdır.

-Tazminat talebi öğrenildiğinde önce sağlık hukuku alanında tecrübeli bir avukat ile görüşmek ve yol haritasını birlikte belirlemek mantıklı bir yol olacağı kanaatindeyiz.  İkinci husus; 10 gün içinde sigorta şirketine  ihbar edilerek hasar dosyası açtırılmalıdır.  İhbar gecikirse, işleyen faiz konusunda sigorta şirketi sorumluluğu reddedebilecektir. Üçüncüsü ise; tazminat talep eden hastanın dosyası kontrol edilerek herhangi bir eksiklik olup olmadığı kontrol edilerek evraklar dava süreci için toparlanmalıdır.

-İdare mahkemesinde görülen idareye açılmış tazminat davaları hekime ihbar edilmektedir. İhbar yazısı geldiğinde veya harici öğrenme halinde idare mahkemesine müdahil olunması mantıklı olacaktır. Dava bana açılmamış diye gelen evrak göz ardı edilmemelidir.

-Tazminat davalarında hekimin özel avukatının vekalet ücretini sigorta şirketi ödemektedir. Avukatlık ücreti poliçe kapsamında alındığında sigortanın hasarsızlığı bozulmaktadır. Aynı Dönem içerisinde 1. Hasar %15, 2. Hasar %30, 3. Hasar 50 zamlı prim demektir. Örneğin 600 TL yıllık primi olan bir kişiye o dönem bir dava açılmışsa bir sonraki sene 90 TL fark ödeyecektir.

-Bir hastaneden diğerine geçerken poliçenizin iptal edilmediğinden emin olunmalıdır. İptal olmuş ise yenilenmesi derhal yapılmalıdır. Özellikle özel hastane çalışanlarının iş yeri değişikliklerinde uygulamada sorunlar yaşanmaktadır.

-Emekli olunduğunda veya hekimlik mesleği yapılmaması kararı alındığında son poliçe 2 yıl koruma sağlamaktadır. Oysa ölümlü vakalarda 15, ölüm olmayan davalarda ise zaman aşımının 8 yıl olduğu göz önüne alınarak mesleki faaliyet bitirilse dahi 6 yıl daha en azından sigorta yaptırılma seçenekleri araştırılmalıdır.

-Dava direk sigorta şirketinize açılabilir. Bu halde müdahil olarak davanın savunulması tavsiye edilmektedir.

-Teminat limitini aşan tazminatlarda fazlaya ilişkin kısmı sigorta şirketinin ödemeyeceği açıktır. Çok fazla dava açılan alanlarda hizmet sunuyor iseniz ihtiyari poliçe ile teminat limitlerinin yükseltilebileceği seçeneğini değerlendiriniz.

-Zararın artmaması için sigortalı olan hekim elinden geleni yapmalıdır aksi durumda yükümlülüğünü yerine getirmediğinden kendisine sigortacı tarafından belli oranda rücu davası açılabilir.

-Gerekirse davanın savunulmasında başka bir hocadan uzman mütalaası alınması hususunda sigorta şirketine avans ödemesi talep edilerek davaya delil sunulması imkanları araştırılmalıdır.

-Kamu kurumunda çalışan hekim başka birimde uzmanlık alanı dışında görev yapmış olsa dahi poliçe ek prim ödemeden bunları da koruyacaktır.

-Kasten sebep olunan zararları poliçe korumamaktadır.

-Hasta hakkı ihlalleri, kişisel verilerin korunması mevzuatına aykırılık, hastane enfeksiyonunun da somut olayın durumuna göre malpraktis olduğu göz önüne alınmalıdır.

-Esas işin tıbbi uygulamalar olduğu kabul edilmekle birlikte dökümantasyonun davalarda hayat kurtarıcı olduğu göz önüne alınarak tıbbi kayıtların usulüne göre tutulmasında ekstra hassasiyet gösterilmelidir. Özellikle aydınlatılmış onam formlarının usulüne uygun tutulduğundan emin olunmalıdır.


Avukat Nesrin ÖZKAYA



 

NOT: Ceza yargılaması sürecinden çıkan karar tazminat davalarını etkileyeceği muhakkak olduğundan en azından ceza yargılaması sürecinde hekimin özel avukatının vekalet ücreti giderinin poliçe kapsamına alınması gerektiği kanaatindeyiz bu nedenle 11.04.2019 tarihli Hekim Hakları Derneği Yönetim Kurulu’ nda ilgili yerlere başvuru yapılması kararı alınmıştır. Ayrıca 05.05.2019 tarihinde gerçekleştirilecek olan olağanüstü genel kurul toplantısı akabinde bu konuda Dernek avukatımız tarafından bir saatlik bir bilgilendirme sunumu yapılacaktır.  Konuya ilişkin sorular için Dernek Avukatımız Nesrin ÖZKAYA' ya yönlendirilmek üzere dernek mail adresimiz olan hekimhaklarider@gmail.com adresine sorularınızı gönderebilirsiniz.








Diğer Haberler
TIBBİ MALPRAKTİS & SİGORTA & DAVA YÖNETİMİ (SİGORTA HEKİMİ KORUYOR MU?)
BARIŞ PINARI HAREKATINI DESTEKLİYORUZ
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU UYGULAMASI HAKKINDA DUYURU
HEKİM MESLEKİ SORUMLULUK SİGORTASI HEKİMLERE TAM KORUMA SAĞLIYOR MU ?
YENİ SEÇİLEN YÖNETİM KURULUNUN İLK TOPLANTISI
HEKİM HAKLARI DERNEĞİ BAŞKANLIĞINA PROF. DR. ADEM AKÇAKAYA SEÇİLDİ.
MENFUR SALDIRIYI KINIYORUZ! BAŞIMIZ SAĞOLSUN!
YENİ SAĞLIK BAKANIMIZA ZİYARET
İstanbul Tabip Odası Seçim Sonuçları-2016
TÜRK TABİPLER BİRLİĞİNİ KINAMA (BASIN AÇIKLAMASI)
İstanbul Tabip Odası yeni yönetim ve başkanını seçecek
ULUSLARARASI KATILIMLI PALYATİF BAKIM VE HOSPİS KONGRESİ
HEKİM HAKLARI DERNEĞİ DERGİSİ
Genel Başkanımız Prof.Dr.Adem AKÇAKAYA’nın Genel Kurul’a hitaben konuşması
 
 
doktoryaninda.com Sağlık Bakanlığı İstanbul Tabip Odası Türk Tabipleri Birliği
ANA SAYFA KURUMSAL SEKTÖR HABERLERİ FAALİYETLER HUKUK-MEVZUAT ÜYELİK FORMU GALERİ BİZE DANIŞIN İLETİŞİM
Haseki Sultan, Küpeşteciler Sk. No:7, 34096 Fatih/İstanbul, Türkiye
Tel: 0505 366 0 443 / Faks: 0505 366 0 443
hekimhaklarider@gmail.com

Copyright © 2016 Tüm Hakları Saklıdır.

www.hekimhaklaridernegi.org